ASIMO

Gelişim Tarihi

Geçmiş
1986’da Honda mühendisleri yürüyen bir robot yaratmak için yola çıktılar. İlk modeller (E1, E2, E3) bir insanın yürüyüşünü taklit edebilecek bacaklar geliştirmek üzerine odaklanmıştı. Bir sonraki model serisi (E4, E5, E6) yürüme dengesi ve merdiven tırmanmaya odaklandı. Sonra dengeyi iyileştirmek ve işlerlik kazandırmak için robota bir baş, gövde ve kollar eklendi. Honda’nın ilk insansı robotu P1, 1.85 boyunda ve 175 kg. ağırlığında ve hareket yeteneği kısıtlı bir modeldi. P2, daha dostça bir tasarım ile, daha gelişmiş yürüme, merdiven inip çıkma ve kablosuz otomatik hareket etme yeteneğine sahipti. P3 modeli, 1.58 boyu ve 130 kg. ağırlığı ile daha da ufak tefekti. Bugün ASIMO’nun şimdilik sahip olduğu yetenekler, gerçekleşen bir rüyanın habercisi sanki. ASIMO düzgün olmayan eğimlerde ve yüzeylerde yürüyebiliyor, düzgünce dönebiliyor, merdiven çıkabiliyor, cisimlere uzanıp eline alabiliyor, ışıkları ve kapıları açıp kapayabiliyor. Basit sesli komutları anlayıp yerine getirme yeteneğinde de sahip olan ASIMO, seçilmiş bir grup insanın yüzlerini tanıyabiliyor, kamera gözlerini kullanarak çevresinin haritasını çıkarabiliyor ve sabit cisimleri kaydedebiliyor. ASIMO aynı zamanda yolunun üzerindeki yayalara yol verip, yürümek için yolun açılmasını bekliyor.

Gelecek
Günümüzde ASIMO, müzelerde tur rehberi ve Japonya’daki yüksek teknoloji şirketlerinde bir karşılayıcı olarak görev yapmakta. Fakat gelecekte ASIMO muhtaç durumda olan her tür insan için bir çift göz, kulak, el ve ayak görevi yapabilecek. Bir gün ASIMO yaşlılara ya da yatağa veya tekerlekli sandalyeye bağlı insanlara yardımcı olmak gibi önemli görevlerde kullanılabilecek. ASIMO yangınla mücadele veya toksik atıkları temizleme gibi insanlar için tehlikeli olan bazı işlerde de karşımıza çıkacak.

1986: E0
İki bacak üzerinde yürümeyi anlama

Honda mühendisleri 1986 yılında insana en yakın robotu yaratmak için yola çıktılar. Serüven insan yürüyüşünü taklit edebilecek bacakları yaratmak üzere başladı. Diğer bacağı da başarıyla yerleştirmeden önce ASIMO tek bacaklı olarak yürüyordu. Tek bir düz çizgi üzerinde adımları arası beş ila 20 saniye sürüyordu. Sadece düz bir çizgi üzerinde yürüyebiliyordu. Buna statik yürüme deniyordu ve insan yürüyüşünden farklıydı. Statik yürüyüşte her iki ayak da zeminde aynı anda hareket etmekteydi. İkinci aşamaya geçildiğinde, robotun ağırlık merkezi diğer adımını atmadan önce tüm vücudunu taşıyana kadar yavaş yavaş diğer ayağa geçiyordu. Ancak, bu şekilde hareket edebilmesi çok uzun bir zaman almıştı.Yürüme hızında artışın eğilimli yüzeylerde olduğu gözlemlendi. Araştırmalarda bunun üzerine gidildi.

1987-1991: E1 – E2 – E3
İki bacak üzerinde yürüme başarısı

Sonraki seri ile Honda mühendisleri insan yürüyüşüne daha benzer şekilde yürüyebilen bir robot yaptılar. Buna da dinamik yürüyüş denmekteydi. Dinamik yürüyüşte, insanlar bir adım attıklarında, düşeceklermiş gibi anlık olarak dengeyi yitirirler. Dengeyi kaybetmeden hemen önce, destek olabilmesi için insanlar diğer ayağı ileri atarlar. Bu hareket serisi tekrarlandığında yürüme oluşur.

Yürümek gerçekten bu kadar zor mu? Aslında evet. Yürümek yüzlerce belirli hareketi yapmayı içerir. Her adımda insanlar sadece ayaklarını öne atmazlar aynı zamanda kalçalarını, omurgalarını, kollarını, omuzlarını ve başı da senkronize bir şekilde hareket ettirirler ve bunu sadece dengede kalabilmek için yaparlar. İlk prototip olan E1 prototipinde saatte 0.25 km hızla yürüyebiliyordu. E2 prototipinde üzerindeki çalışmalar hareket ve yer kabiliyetini eklemek üzerine oldu. E3’te normal insan yürüş hızı olan saatte 3 km hıza ulaşıldı. İnsanların yaşadığı ortamlarda hızlı ve normal yürüyüş arasındaki ayrımın farkına varması için ilk hedef düşmemesiydi.

1991-1993: E4-E5-E6
İki bacak üzerinde yürümeyi mükemmelleştirme

Sonraki prototiplerde, Honda mühendisleri daha hızlı çalışabilen, merdiven çıkabilen ve bir eğim üzerinde ileri geri yürüyebilen temkinli adımları olan bir robot yaptılar. E4 prototipinde diz boyunu 40 cm yükseltilerek hızı arttırıldı. E5 ile birlikte bağımsız hareket edebilen prototip tamamlamış oldu. İki bacağını da kullanabiliyor, düz yüzeylerde ve ardından gelen eğilimli yüzeylerde nasıl adım atacağını seçebiliyordu. E6 prototipinde ise merdivenleri inip çıkmasını ve eğimlerde de bağımsız hareket edebilmesini sağlandı. Bu gelişmelerle Honda mühendisleri kendiden çok emin bacak hareket kontrolü ile bir sonraki büyük güçlüğün çözümüne geçtiler - bacakları bir gövdeye bağlamak yani vücudun, kolların ve başın tam bir insansı robot yapabilmek amacıyla beraber hareket ettirilebilmesi.

1993-1997: P1-P2-P3
Bir baş ve bacaklara gövde eklenmesi

P1 görüntüsüyle insana benzeyen ilk prototipti. Bilgisayara bağlı olan bir sistemle yönetilmekte olan P1, kapı tokmağını tutup döndürebiliyor, nesneleri kaldırıp, taşıyordu. Araştırma kollar ve bacaklar arasındaki koordinasyonun sağlanmasıyla başarılı hale geldi. Dünya Aralık 1996 yılında insansal gerçek hareketleri yapabilen robot P2 ile tanıştı. Gövdesine kablosuz kumanda mekanizması, motor sürücüleri, pil, telsiz radio ve diğer gerekli cihazları yerleştirildi. 1997 Eylül’ünde, P3 boyutunda ve ağırlığında geçirdiği evrim sonucunda keyifli bir robota dönüştü. 1.58 boyu ve 130 kg ağırlığı ile ufak tefek hali ile insan ortamına o günkü koşullarla en uygun hale geldi.

2000: ASIMO
Yürüyen teknolojinin artık bir adı var: ASIMO Mühendislerin yeni sorusu “ASIMO’nun yeteneklerini insanların yararına nasıl kullanabiliriz?” oldu. Basit sesli komutları anlayıp yerine getirebiliyordu.

2005: ASIMO
Aralık 2005’de, ASIMO’nun en son modeli tanıtıldı. Yeni ASIMO serbestlik derecesi 26’dan 34’e arttırılması ile başarılabilmiş daha akıcı ve dinamik hareketlere sahipti. ASIMO bir daire içinde kolayca koşabilmekteydi ve hatta slalom şeklinde de koşabilmekteydi. Bu koşma teknolojileri ASIMO’ya gerçek dünya hareketlerinde yardım edecekti. Yeni sensör teknolojisi ASIMO‘nun etrafını daha etkili ve yavaşça gözlemlemesini sağlarken, ASIMO’nun 360 derece veri alabilmesini sağlayan gelişmiş IC iletişim teknolojileri yoluyla insanlarla iletişim kurma kapasiteleri arttırıldı.

2011 - Bugüne: Yepyeni ASIMO

Yepyeni ASIMO, etrafındaki insanların hareketlerine göre kendi davranışlarına karar verebilme kabiliyeti ile “otomatik makine”den “otonom makine”ye yükseltildi. Geliştirme sürecinin en başında, bir robotun otonom makine olarak performans gösterebilmesi için gerekli olan üç faktör belirlendi:

Bu kabiliyetleri gerçekleştirmek için geliştirilen teknolojiler;

• Yüksek seviye duruş dengeleme kabiliyeti: Robotun, kendi duruşunu; bacağını seri bir şekilde uzatarak ayarlayabilmesi.
• Etrafını farkedebilme kabiliyeti: Robotun, birden fazla sensörden elde ettiği bilgileri (örneğin çevresindeki insanların hareketlerini) entegre edip meydana gelen değişiklikleri tahmin edebilmesi.
• Otonom davranış üretme kabiliyeti: Robotun, bir araya getirilen bilgilerden yola çıkarak tahminde bulunması ve operatör tarafından kontrol edilmeden, otonom bir şekilde bir sonraki davranışını belirleyebilmesi.

Yepyeni ASIMO bu kabiliyetler ile, insanlarla bir arada varolabileceği bir çevrede kullanılabilir olmaya bir adım daha yaklaştı.

ASIMO’nun arkasındaki teknolojiye daha yakından bakın

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLMAK, BİLGİLERİNİZİ GÜNCELLEMEK VEYA AYRILMAK İÇİN:

Honda Plaza Ayışığı    Altunizade, Kısıklı Caddesi No:17 - 34662 ÜSKÜDAR / İSTANBUL    Tel: 0216 559 0 559    Fax: 0216 559 0 505 ayisigi.honda@ayisigi.com.tr

© 2016 Ayışığı | ANASAYFA | Honda Türkiye Web Sitesi |